Mersin’de plastik atık eylemi: Türkiye Avrupa’nın çöplüğü olmayacak

Paylaş:
MERSİN - Mersin Çevre Platformu, Avrupa’dan Türkiye’ye ithal edilen plastik atıklara ve artan çevre kirliliğine dikkat çekerek, plastik atık ithalatının tamamen yasaklanmasını istedi.
 
​Mersin Çevre Platformu, Türkiye’ye ithal edilen plastik atıklara ve artan çevre kirliliğine dikkat çekmek amacıyla Silifke ilçesine bağlı Susanoğlu Yapraklıkoy mevkisinde kitlesel bir eylem gerçekleştirdi. Çok sayıda yurttaşın katıldığı eylemde, sahil boyunca Fuar Meydanı’na kadar yürüyüş düzenlendi.​ Çevredeki yurttaşların da evlerinin balkonlarından alkış ve zılgıtlarla destek verdiği yürüyüşte, “Denizlerimizi ve toprağımızı zehirleyen, sağlığımızı bozan Avrupa’nın plastik atık ithalatı yasaklansın” yazılı pankart açıldı. Kitle yürüyüş boyunca sık sık “Sessiz kalma memlekete sahip çık”, “Susma haykır, plastik atıklara hayır” ve “Türkiye Avrupa’nın çöplüğü olmayacak” sloganları attı.
 
​Fuar Meydanı’nda toplanan kitle burada açıklama yaptı: Mersin Çevre ve Doğa Derneği (MERÇED) Başkanı Sebahat Aslan, 2018 yılına kadar Avrupa'nın tüm plastik atıklarını Çin’in ithal ettiğini hatırlatarak, Çin’in bu atıkların çevreye ve insan sağlığına verdiği zararları görerek ithalatı yasakladığını belirtti. Sebahat Aslan, "O zamandan bu yana Avrupa ülkelerinin plastik atıkları Türkiye’ye geliyor. Suyumuz, toprağımız ve havamız hızla kirlenmeye başladı" diyerek tepkisini dile getirdi. 
 
'PLASTİK ATIKLAR ÇEVREYİ KİRLETİYOR'
 
​Ardından basın açıklamasını Ataşehir Mahalle Muhtarı Salim Demirtaş okudu. Plastik atıkların kullanım ömrünü tamamlamış ve yüzde 90'ı geri dönüştürülemeyen yapısıyla çevre kirliliğinin en büyük kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Demirtaş, şöyle konuştu:​ "Plastik atıklar toprağı, nehirleri ve denizleri kirletmekte; deniz canlılarının ölümüne ve ekosistemin bozulmasına neden olmaktadır. Güneş ve dalgaların etkisiyle mikroplastik ile nanoplastiklere dönüşen bu atıklar, tarım alanlarında verim kaybına yol açar. Yakılması halinde dioksin, furan ve diğer zehirli gazları açığa çıkarır; gıdayı zehirler ve insan sağlığını bozar." ​Demirtaş, "geri dönüşüm" adı altında Türkiye’ye getirilen ithal plastik atıkların büyük bir kısmının dönüştürülemeyip usulsüzce depolandığını, yakıldığını veya kontrolsüzce doğaya bırakıldığını aktardı.
 
'MÜCADELEMİZ SÜRECEK'
 
​​Plastik kirliliğinin Hatay, Adana, Mersin ve Antalya kıyılarında artık gözle görülür bir çevre felaketine dönüştüğünü ifade eden Demirtaş, "Bugün halkımız plastik atıklarla zehirlenen denizin suyunda yüzmektedir. Akdeniz kıyıları, Çukurova Havzası, tarım alanlarımız ve yerleşim bölgelerimiz bu kirliliğe karşı acilen korunmalıdır. Türkiye’nin verimli toprakları ve denizleri başka ülkelerin atık yükünü taşıyacak alanlar değildir" dedi. Demirtaş, son olarak bu talepleri sıraladı: "​Plastik atık ithalatı acilen ve tamamen yasaklansın.​Atıkların kaçak ve kontrolsüz biçimde depolanması, yakılması ve doğaya bırakılması etkin denetimlerle engellensin.​Çevreyi kirleten işletmelere yönelik cezai yaptırımlar caydırıcı hale getirilsin.​Kirletilmiş tarım alanlarında, derelerde, kıyılarda ve denizlerde kapsamlı temizlik ve iyileştirme çalışmaları başlatılsın.​Tek kullanımlık plastikler yasaklansın. Temiz hava, temiz su, sağlıklı toprak ve temiz denizler bir ayrıcalık değil, temel yaşam hakkıdır. Yaşanabilir bir gelecek için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."